Beyaz ciroyla devralınan çekte ciro zinciri ve mücerretlik
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/506 E. 2026/1169 K. · 19.06.2026 · istinaf başvurusunun esastan reddi · temyiz yolu açık
Kural
Beyaz ciro ile devralınan çek, hamil tarafından beyaz ciro doldurulmadan ve yeniden ciro edilmeden bir başkasına teslimle geçerli biçimde devredilir (TTK m.684/2-c); bu devir ciro zincirini bozmaz ve devralan yetkili hamil olur. Kambiyo senedinin mücerretliği gereği hamil, senedi hangi temel ilişki nedeniyle edindiğini açıklamak zorunda değildir; hamilin önceki cirantalarla temel ilişkisinin araştırılması mücerretlik ilkesine aykırıdır ve temel ilişki def'ileri, tarafların aynılığı ile bile bile borçlu zararına hareket hâlleri dışında kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıdadır; borçlu, borcun doğduğunu kabul edip başka nedenle geçersizliğini/son bulduğunu ileri sürerse ispat yükü borçluya geçer. Çek/takip ilişkisinde taraf olmayan davacının menfi tespit davasında aktif husumeti yoktur.
Ele alınan meseleler
Çek/takip ilişkisinde taraf olmayan davacının menfi tespit davasında aktif husumeti
Dava konusu çeklerde ve icra takip dosyalarında keşideci/ciranta/borçlu olarak taraf bulunmayan davacı, menfi tespit davasında aktif husumet ehliyetine sahip değildir; bu davacı yönünden dava aktif husumet yokluğundan reddedilir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Sonuç: ret
Beyaz ciroyla devralınan çekin yeniden ciro edilmeden devrinin ciro zincirini bozup bozmadığı
TTK m.683 vd. uyarınca lehine ciro yapılanın adına yer verilmeyen ciro beyaz cirodur. TTK m.684/2-c gereği beyaz ciro ile senedi iktisap eden hamil, beyaz ciroyu doldurmaksızın ve senedi tekrar ciro etmeksizin onu başka bir kişiye verebilir. Bu nedenle çekleri beyaz ciro ile alan dava dışı hamilin, çekleri yeniden ciro etmeden davalıya devretmesi mümkün ve geçerlidir; bu devir ciro zincirini bozmaz ve devralan yetkili hamil olur. Ciro zincirinin bozulduğu ve davalının yetkili hamil olmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir.
Sonuç: ret
Kambiyo senedinin mücerretliği ve hamilin önceki cirantalarla temel ilişkisinin araştırılıp araştırılamayacağı
Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak olduğundan senetteki hak temel borç ilişkisinden bağımsızdır; senet düzenlenmekle temel ilişkiden bağımsız ayrı bir borç ilişkisi doğar (senet ifa yerine değil ifa uğruna verilir, TBK m.133/2). Temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez; temel ilişkiden doğan def'iler, ancak temel ilişki ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâllerinde ileri sürülebilir. Hamilin, davacılar dışındaki cirantalarla olan temel ilişkisinin araştırılması mücerretlik ilkesine aykırıdır; hamil, senedi hangi ilişki nedeniyle edindiğini açıklamak zorunda değildir. Çekler davalıya geçerli biçimde devredilmekle alacak hakkı davalıya geçtiğinden, davalı ile dava dışı ciranta arasındaki ilişkinin araştırılmasına gerek yoktur. Davacılar temel ilişkiye dayalı bir borçsuzluk def'i ileri sürmeyip yalnızca soyut biçimde davalıyla ticari ilişkileri olmadığını ileri sürdükleri ve çek üzerindeki imzaları nedeniyle yetkili hamile karşı sorumlu oldukları gözetildiğinde, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde değildir.
Sonuç: ret
Menfi tespit davasında ispat yükünün dağılımı
Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıdadır; borçlu davacı, hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürüyorsa ispat yükü, ilişkinin varlığını iddia eden davalı alacaklıya düşer (HMK m.190, TMK m.6). Ancak davacı borçlu, ilişkinin doğduğunu kabul edip başka bir nedenle (senedin karşılıksızlığı, ödeme, ibra, takas gibi) geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürerse ispat yükü davacı borçluya geçer. Somut olayda davacılar temel ilişkiye dayalı bir borçsuzluk sebebi ileri sürmedikleri için kambiyo hukukundan doğan iddiaları yönünden ispat yükü kendilerindedir.
Sonuç: ret
Kavramlar: beyaz ciro, ciro zinciri, yetkili hamil, kambiyo senedinin mücerretliği, temel ilişki def'ileri, menfi tespit, ispat yükü, aktif husumet
Emsal değeri: Beyaz ciroyla devralınan çekin yeniden ciro edilmeden devrinin ciro zincirini bozmadığı ve mücerretlik gereği hamilin temel ilişkiyi açıklama yükümlülüğü bulunmadığı yönünden emsaldir; BAM kararının emsal değeri bölgesel ve ikna edicidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2026/506
KARAR NO 2026/1169 TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/02/2026
NUMARASI 2025/391 Esas - 2026/132 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 08/05/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/06/2026
Davacı limited şirket tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davacılar tarafından açılan davanın kanıtlanamadığından reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine dört ayrı çek (500.000, 400.000, 600.000 ve 500.000 TL) nedeniyle icra takibi başlatıldığını, ayrıca henüz takibe konu edilmeyen 300.000 TL bedelli çekin de davalının elinde olduğunu, ilgili çeklerin müvekkillerinin yetkilisi olduğu anonim şirket ile dava dışı bir kişi arasında akdedilen sözleşme kapsamında teslim edildiğini, ancak dava dışı kişinin cirosu olmadan çeklerin davalının eline geçtiğini, müvekkilleri ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, çeklerin ciro silsilesinden müvekkilinin bu çekleri davalıya verdiği görünse de bunun doğru olmadığını; davalının çeklerde yetkili hamil olmadığını ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; çeklerin davacı tarafından beyaz ciro yapılarak dava dışı kişiye teslim edildiğini, bu kişinin ise çekleri herhangi bir ciro işlemi yapmaksızın müvekkiline teslim ettiğini, bu durumun TTK'nın 683 vd. hükümleri gereğince beyaz ciro ile devralınmış bir kambiyo senedinin zilyetliğinin geçirilmesi suretiyle meşru devrini oluşturduğunu, müvekkilinin geçerli şekilde hak sahibi olduğunu, çeke dayalı borç ilişkisinin temel borç ilişkisinden bağımsız ve soyut (mücerret) nitelik taşıdığını, beyaz ciro ile devralınan çekin hamile geçmiş sayılacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; TTK'nın 683. maddesine göre lehine ciro yapılanın adına yer verilmeyen cironun "beyaz ciro" olduğu, TTK'nın 684/2 maddesi uyarınca hamilin beyaz ciroyu kendi adına doldurabileceği veya senedi tekrar ciro etmeksizin başka birine verebileceği, dava konusu çeklerin beyaz ciro ile dava dışı kişiye geçtiği, ciro silsilesinde bozukluk bulunmadığı, davalının meşru hamil olduğu; kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, ispat yükünün davacılarda olduğu ve davacıların borçlu olmadıklarını yazılı belge ile ispatlayamadıkları, davacılardan birinin çekler ve takip dosyalarında taraf olmadığından aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle o davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğundan, diğer davacılar yönünden kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; davalının çeklerin hangi ticari ilişki kapsamında eline geçtiğini açıklayamadığı, müvekkilleri ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava dışı kişinin cirosu olmadan çekler davalıya geçtiği için ciro silsilesinin bozuk ve davalının yetkili hamil olmadığı, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davaya konu çekler ve icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı borçlu, davalının varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını ileri sürüyorsa ispat yükü, ilişkinin varlığını iddia eden davalı alacaklıya düşer (HMK m.190, TMK m.6). Fakat davacı borçlu, ilişkinin doğduğunu bildirip başka bir nedenle (senedin karşılıksız olması, ödeme, ibra, takas gibi) geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürüyorsa bu iddiayı ispat yükü davacı borçluya düşer (Yargıtay HGK 2020/298 E. 2022/1531 K.). Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır.
Temel borç ilişkisinin taraflarından biri kambiyo senedi düzenleyip lehdara verdiğinde, temel borç ilişkisinden bağımsız ikinci bir borç (kambiyo) ilişkisi doğar; senet ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş sayılır (TBK m.133/2). Aynı durum senedin ciro yoluyla tedavülünde de geçerlidir. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez; temel borç ilişkisinden doğan defîler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez (Yargıtay HGK 2025/195 E. 2026/230 K.). Somut olayda davacıların temel ilişkiye dayalı bir menfi tespit istemi bulunmadığı, çekin dava dışı kişiye gayrimenkul satım sözleşmesi kapsamında verildiği ancak ciro edilmeden davalıya verildiği ileri sürülerek menfi tespit isteminde bulunulmuştur.
Çözümü gereken husus, davacılar tarafından dava dışı kişiye beyaz ciro ile verilen çeklerin davalıya ciro edilmeden devredilip edilemeyeceğidir. TTK'nın 684/2-c hükmü gereği beyaz ciro ile senedi iktisap eden hamil, beyaz ciroyu doldurmaksızın ve senedi tekrar ciro etmeksizin onu başka bir kişiye verebilir. Buna göre beyaz ciro ile hamilin çekleri ciro etmeden davalıya devretmesi mümkün ve geçerli olup, bu durumun ciro zincirini bozduğu ve davalının yetkili hamil olmadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Hamilin, davacılar dışındaki cirantalarla olan temel ilişkisinin araştırılması mücerretlik ilkesine aykırıdır; hamil, senedi hangi ilişki nedeniyle edindiğini açıklamak zorunda değildir.
Çekler davalıya geçerli şekilde devredilmekle çeklerdeki alacak hakkı davalıya geçtiğinden, davalı ile dava dışı ciranta arasındaki ilişkinin araştırılmasına gerek yoktur. Davacıların temel ilişki nedeniyle bir defi ileri sürmedikleri, yalnızca soyut olarak davalı ile ticari ilişkileri olmadığını ileri sürdükleri, çek üzerindeki imzaları nedeniyle yetkili hamile karşı sorumlu oldukları gözetildiğinde aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2026
İlişkili maddeler
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-506-2026-1169 — erişim: 20.07.2026