6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabet iddiaları incelenmeden rekabet yasağının sona erdiği gerekçesiyle davanın tümden reddedilemeyeceği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2026/846 E. 2026/1068 K. · 08.06.2026 · kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a) · kesin

Kural

Rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan cezai şart talebi ile sır saklama yükümlülüğünün ihlali ve haksız rekabete dayalı talepler ayrı hukuki temellere dayanır. İş akdinin işverence haklı neden olmaksızın feshedilmesi, TBK 447/2 uyarınca rekabet yasağını (dolayısıyla ona bağlı cezai şart talebini) sona erdirir; ancak bu tespit, aynı eylemlerin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin esastan incelenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Haksız rekabet iddiaları sübut yönünden incelenmeden, tüm taleplerin yalnızca rekabet yasağının sona erdiği gerekçesine dayandırılarak reddedilmesi eksik incelemedir ve kaldırma ile yeniden görülmek üzere gönderme nedenidir.

Ele alınan meseleler

Rekabet yasağının sona ermesi ve cezai şart talebi

6098 sayılı TBK'nın 444 vd. maddeleri uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, sözleşmenin işverence haklı nedenle veya işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması gerekir; TBK 447/2 gereğince sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erer. Somut olayda, davacı işverenin iş akdini haklı olmayan nedenle feshettiği, işçilik alacaklarına ilişkin davada verilip istinaf başvurusunun esastan reddiyle kesinleşen mahkeme kararı ile belirlendiğinden rekabet yasağı sona ermiştir. Bu nedenle rekabet yasağının sona ermediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Sonuç: ret

Haksız rekabet ve sır saklama yükümlülüğü ihlali iddialarının incelenmemesi

Davacının talepleri yalnızca rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şarttan ibaret olmayıp, davalı işçinin sır saklama yükümlülüğüne aykırı olarak müvekkili şirketin müşterilerine daha düşük fiyat teklif ettiği, müşterilerine mail göndererek müşteri portföyünü elde etmeye yönelik eylemlerle haksız rekabette bulunduğu iddiasını da içermektedir. Rekabet yasağının sona erdiğinin tespit edilmesi, haksız rekabet iddialarının ayrıca incelenmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Davalıya atfedilen eylemlerin haksız rekabet teşkil edip etmediği ve sübut bulup bulmadığı yolunda bir inceleme yapılmadan tüm taleplerin rekabet yasağının sona erdiği gerekçesine dayandırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Sonuç: kabul

Kavramlar: rekabet yasağı, cezai şart, haklı fesih, haksız rekabet, ticari sırların ifşası, sır saklama yükümlülüğü, kesin hüküm, eksik inceleme

Emsal değeri: Rekabet yasağının işverenin haksız feshi nedeniyle TBK 447/2 uyarınca sona ermesinin yalnızca cezai şart talebini etkilediği; aynı olguya dayanan haksız rekabet (ticari sırların ifşası, müşteri portföyünün ele geçirilmesi) iddialarının ayrıca sübut yönünden incelenmesi gerektiği, aksi halin eksik inceleme oluşturacağı yönünden bölgesel-ikna edici emsal değeri taşır.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2026/846

KARAR NO 2026/1068 TÜRK MİLLETİ ADINA — İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/04/2026

NUMARASI 2025/1210 Esas - 2026/390 Karar

DAVA

Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 17/05/2023

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/06/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; davalının müvekkili davacı iş yerlerinde 22/07/2020- 30/11/2022 tarihleri arasında iş geliştirme uzmanı olarak çalıştığını, davalının iş akdi sona erdikten sonra müvekkili şirkete rakip ve müvekkili şirketlerle aynı sokakta bulunan ... A.Şnde kayıt dışı olarak çalışmaya başladığını, müvekkili şirketlerde çalışırken elde ettiği üretim, fiyat, müşteri vb. bilgileri müvekkilinden gizli bir şekilde alarak bu firmaya aktardığını, bu bilgileri müvekkili şirketlerin müşteri portföyünü ele geçirmek, müvekkillerin verdiği fiyatları kırmak ve müvekkillerini zarara uğratmak maksadıyla kullandığını, müvekkilinin İngiltere’de bulunan müşterileriyle bu yönde temasa geçtiğini ve müvekkili şirketle akdettikleri iş sözleşmesinde kararlaştırılan rekabet yasağını ihlal ettiğini, davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkillerinin davalının bu eylemleri nedeniyle zarara uğradığını beyanla, müvekkillerinden ...

Ltd Şti. ile davalı arasında karşılıklı olarak imza altına alınan iş sözleşmesi rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağı olan 20.000 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkili ... Ltd Şti.'ne ödenmesine karar verilmesini, davalının haksız rekabet koşullarına aykırı eylemleri nedeniyle her iki müvekkilinin de uğradığı zararlar için, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 100'er-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; işçinin maddi yönden kısıtlamaya tabi tutulamayacağını, zira işçinin daha önce çalıştığı, konularına hakim olduğu ve maddi yönden kazanç sağlayabildiği işe girip çalışmasının olağan olduğunu, bu nedenle benzer iş yerinde çalışma olanağı tanınmayacağı yönünde konan bu cezai şartın geçersiz olduğunu, TBK' nın 445. maddesi uyarınca, rekabet yasağı işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez hükmü yer aldığını ,davacı tarafından davalı müvekkili benzer işlerde çalışamayacağı; aksi halde cezai şart ödeyeceği hükmün kanuna aykırı olduğunu,Yargıtay 11. HDnin 2016/1461 Esas, 2017/4271 Karar ile "...

tarafların sözleşme içeriğinde, TC Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olarak ve bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmaları mümkün değildir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında da, iş sözleşmesi ile davalının TC sınırları içerisinde 2 yıl süreyle davacı şirketin işine rakip bir işte çalışmayacağı şeklinde çalışma yasağı getirilmesi ve sınırlarının yeterince belirlenmemesi durumu da başlı başına çalışma hürriyetinin açık bir ihlali niteliğinde olup, mahkemece davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş,kararın davalı yararına bozulmasına"karar verildiğini davanın cezai şartın oluşmadığı ve maddi zararların meydana gelmediği sonucuna varılarak reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise davacı...Ltd.

Şti.' nin davacı sıfatı bulunmadığından husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava, taraflar arasında düzenlenen rekabet sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili ile maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, somut olayda aykırılığın iş akdi sonlandıktan hemen sonra davacı tarafından benzer alanda faaliyet gösteren şirket ile başladığı göz önüne alındığında, süre bakımından da gerekli şartların sağlandığını, TBK madde 447/2 uyarınca iş akdinin haklı bir neden olmaksızın feshedilmesi halinde rekabet etmeme sözleşmesi sona ereceğini,iş sözleşmesinin sona ermesinde kusuru bulunmayan işçinin, iş sözleşmesinin sona ermesi ile yürürlüğe girecek olan rekabet yasağı ile sınırlandırılması adil ve hakkaniyetli olmayacağını, Silivri 1. İş Mahkemesi'nin 2024/698 Esas ve 2025/66 Karar sayılı ilamında bir kısım işçilik alacakları yönünden davanın kabul edilmiş ve iş sözleşmesinin işverenlerce haklı olarak feshedilmediği tespit edildiğini, feshin haklı olmaması nedeniyle rekabet sözleşmesinin sona erdiğini,bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğunu, rekabet yasağından kaynaklı cezai şart ve maddi tazminat koşulları oluşmadığı değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; mahkemenin,TBK nın447. maddesi ekseninde değerlendirmiş ve haksız rekabet iddiaları yönünden hiçbir inceleme yapmadığını, davalının eylemleri TTKnın 55. madde kapsamında ticari sırların ifşası ve haksız yararlanma niteliğinde olduğunu, davalının işten ayrıldıktan sonra müvekkilinin İngiltere’de bulunan müşterilerinden ... Ltd'ye gönderdiği 08.02.2023 tarihli mailde " "Eksen" şirketinde çalışmaya başladığını, ... ile müvekkil arasındaki sözleşmenin bir yıl içinde biteceğini, ...'un alternatif bir tedarikçiyi deneyebileceğini ve bunda bir sorumluluğu olmadığını" bildirdiğini, yine ... yetkilisi ... tarafından müvekkiline gönderilen 01.03.2023 tarihli mailde, davalının "kendilerine %5 oranında daha düşük bir fiyat sunduğunu, Londra'da bir fuara katılmayı planladığını ve bu fuarda ...

da dahil olmak üzere müvekkilin müşteri portföyünü çalıp doğrudan müşterilerle ticaret yapmaya çalıştığı, yine ...'un fuara katılmaması nedeniyle bu şirketin tesislerine ziyaret gitmek istediği" gibi eylemleri bildirildiğini,davalı, rekabet sözleşmesi ile TBK ve TTK'nın haksız rekabete dair düzenlemelerini açık bir şekilde ihlal edip müvekkili büyük bir zarara uğratmışken, bilirkişilerin "işçinin haklı fesih ile iş akdini sonlandırıldığının takdiri durumunda da haksız rekabete dayalı bir alacak talep edilemeyeceği" yönünde tespitin hatalı bulunduğunu, davalı, işten ayrıldıktan sonra müvekkil şirketin müşterilerine %5 daha düşük fiyat vererek, "Eksen şirketinde çalışmaya başladığını, müvekkil ile sözleşmelerinin biteceğini ve alternatif tedarikçi deneyebileceklerini" belirten e-postalar gönderdiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre, müvekkili şirketlerin yalnızca iki müşteriden (...

ve ...) uğradığı zarar 2.583.584,64-TL olduğunu, davalı hakkında Silivri C Başsavcılığının 2023/3111 Soruşturma dosyasında yürütülen soruşturma neticesinde iddianame düzenlenmiş ve Silivri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2026/71 E. sayılı dosyası ile yargılama başladığını, haksız rekabet ve ticari sırrın ifşası suçlarına ilişkin bu ceza davasının sonucu, eldeki hukuk davasının esasına doğrudan etki edeceğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, rekabet yasağına aykırılık ve haksız rekabet nedeniyle cezai şart ve tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 444 vd maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.

TBK'nın 447/2 maddesinde; sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiştir. İş sözleşmesinin 4/j maddesinde, çalışanın, işveren hakkında sahip olduğu veya olacağı gizlilik niteliği olan tüm belge bilgi ve malumatları şirket sırrı kabul eder ve her ne şekil ve surette olsun üçüncü şahıslara açıklayamaz. İşçi kendi lehine veya üçüncü şahıslar lehine işverenin imalat tekniklerine, modellerini, imalathanelerini kullanamaz. Rakip müesseselerde ve şirketlerde çalışamaz Kendisi eşi ve ve kardeşleri ortak, danışman veya sıfatlarla alakadar olamaz. İşçi hizmet süresi içinde işçi hizmet süresi içinde işverenden ve işyerinde öğrendiği öğreneceği bilumum teknik sır veya bilgileri, projeleri, imalat tekniklerini, üretilen ve üretilecek bütün ürünlerin dizayn, tasarım ve modellerini, çalışmalarında edindiği bilgileri, hatta doğrudan doğruya veya dolaylı olarak öğrendiği, idari veya ticari sırları büyük bir titizlikle muhafaza etmeye veya dolaysız herhangibir açıklamada bulunmamaya, üçüncü şahısların istifadesine sunmamaya mecburdur.

..İşçi bütün bu hususları sözleşme hitamından sonra da iki yıl süre ile aynen devam edeceğini ..taahhüt eder. İş bu hususun temini için cezai şart olarak 20.000-UBSD ödemeyi ve ayrıca maddi ve manevi zararının tazmin etmeyi kabul ve taahhüt eder." şeklinde düzenlenmiştir. İş sözleşmesinin feshini takiben davalı işçi tarafından davacı işveren aleyhine açtığı haklı fesih iddiasına işçilik alacaklarına ilişkin davanın, İstanbul BAM 27. HD'nin 20250/1104 Esas - 2025/2405 Karar sayılı ilamı ile Silivri 1 İş mahkemesinin 2024/698 Esas, 2025/66 Karar sayılı ilamı ile davalı yararına hükmedilen kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretlerinin tahsiline ilişkin kararı" davacının iş akdinin haklı olmayan nedenle fesih edildiği, ...

çıkış kodunun (22) diğer nedenlerle olduğu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,yıllık izinlerini eksiksiz kullandırıldığının yazılı delille ispatlanamadığı, fazla mesai tahakkuku bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Böylelikle davacı işverenin iş akdini haksız fesih ettiği kesin hükümle belirlendiğinden davalı vekilinin rekabet yasağının sona ermediğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. İş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, böylelikle rekabet yasağının sona erdiği kesinleşen mahkeme kararı ile belirlenmiştir. Ne var ki davacının iddiaları sadece; rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şarttan ibaret olmayıp, davacı işçinin sır saklama yükümlülüğüne aykırı olarak müvekkili şirketin müşterilerine daha düşük fiyat teklif ettiği, müşterilerine mail gönderilerek müşteri portföyünü elde etmeye yarar eylemler ile haksız rekabette bulunduğunu ileri sürmüştür.

Mahkemece rekabet yasağının sona erdiği tesbit edilmişse de;haksız rekabet iddiaları hakkında bir inceleme yapılmamıştır. Dava dilekçesinde, davalıya atfedilen eylemlerin haksız rekabet teşkil edip etmediği, sübut bulup bulmadığı yolunda inceleme yapılmadan tüm taleplerin rekabet yasağının sona erdiği gerekçesine dayandırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına dava dosyasının dava yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2026 Tarih 2025/1210 Esas - 2026/390 Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/06/2026

İlişkili maddeler

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/istanbul-bam-12-hukuk-dairesi-2026-846-2026-1068 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.