Madde 1290 — 2. Bedensel zarar
(1) Çatma, çarpışan gemilerin donatanlarının veya gemi adamlarının kusurlarından ileri gelmişse, bu gemilerin donatanları, gemilerde bulunan kişilerin çatma yüzünden ölümünden veya yaralanmasından yahut sağlığının bozulmasından doğan zararlardan müteselsilen sorumludur. Bununla beraber, duruma göre bu oranın tespiti mümkün olmaz veya tarafların aynı derecede kusurlu olduğu ortaya çıkarsa, taraflar eşit oranda sorumlu olurlar.
(2) Donatanların birbirine rücuunda, her donatan, kusurunun ağırlığı oranında sorumludur.
Madde gerekçesi
Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.
1910 Sözleşmesinin 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından alınmıştır; daha önce aynı hüküm, Alm. TK.’nın 736 ncı paragrafının ikinci fıkrası vasıtasıyla, 6762 sayılı Kanunun 1218 inci maddesinin ikinci fıkrasına alınmıştı. Mehaz metinler ile 1929 tarihli ve 1440 sayılı Ticaret Kanununun 1277 nci maddesinin ikinci fıkrasında “kusurlu gemilerin teselsülü” öngörülmüşken, 6762 sayılı Kanuna ilişkin hükûmet tasarısında “kusur” ibaresi çıkartılmış ve böylece can zararları bakımından kusursuz sorumluluğa geçilip geçilmediği hususunda tereddütlerin doğmasına sebebiyet verilmiştir. Bu tereddütleri gidermek üzere, mehaza uygun olarak, teselsülün çatmaya karışan bütün gemilerin donatanları arasında değil, yalnızca kusurlu donatanların arasında söz konusu olacağı açıklanmıştır. Burada da önceki iki maddede olduğu gibi “donatanların kusuru” ibaresine de yer verilmiştir.
İkinci fıkrada, donatanların rücu haklarına ilişkin olarak 1910 Sözleşmesinin 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ifadesini bulan kuralı tekrar etmektedir.
Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
Eski TTK (6762) karşılığı
m.1218 kismen — Çatma
Çatma; çarpışan gemilerin gemiadamlarının müşterek kusurlarından ileri gelmişse, bu gemilerin donatanları çatma yüzünden gemilerin veya gemide bulunan malların uğradıkları zararı kusurlarının ağırlığı nispetinde tazmin etmeye mecburdurlar. Gemide bulunan bir insanın ölümünden veya yaralanmasından yahut sıhhatinin bozulmasından doğan zararlardan, gemilerin donatanları zarar görene karşı müteselsilen mesul olurlar. Donatanların birbirine karşı olan münasebetlerinde bu gibi zararlar için dahi birinci fıkra tatbik olunur.
Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.
İlişkili kararlar
Bu maddeye bağlı onaylı karar henüz yok. Yeni kayıtlar aylık bültenle duyurulacak → bülten.
Güncel gelişmeler
Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.
Kendinizi test edin
Müşterek kusurlu bir çatmada, gemide bulunan kişilerin ölümü, yaralanması veya sağlığının bozulmasından doğan zarardan donatanların sorumluluğu bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Donatanlar müteselsilen sorumludur; kusur oranı saptanamaz veya kusurlar eşitse eşit oranda sorumlu olurlar; birbirlerine rücuda her donatan kusuru oranında sorumludur.
- Donatanlar bu zararlardan yalnızca kusurları oranında sorumludur; üçüncü kişilere karşı müteselsil sorumlulukları yoktur.
- Bu zararlardan yalnızca daha ağır kusurlu geminin donatanı sorumlu olur; hafif kusurlu donatan sorumluluktan kurtulur.
- Kişi zararlarında donatanların hiçbiri sorumlu tutulamaz; bu zararlara zarar gören ilgililer kendileri katlanır.
- Donatanlar müteselsilen sorumludur; birbirlerine rücuda da müteselsil sorumluluk sürer, kusur oranı dikkate alınmaz.
Cevabı ve açıklamayı göster
Doğru cevap: A
TTK m.1290/1 uyarınca çatma, çarpışan gemilerin donatanlarının veya gemi adamlarının kusurlarından ileri gelmişse, bu gemilerin donatanları, gemilerde bulunan kişilerin çatma yüzünden ölümünden veya yaralanmasından yahut sağlığının bozulmasından doğan zararlardan MÜTESELSİLEN sorumludur; oranın tespiti mümkün olmaz veya taraflar aynı derecede kusurluysa eşit oranda sorumlu olurlar. Fıkra 2 uyarınca donatanların birbirine rücuunda her donatan, kusurunun ağırlığı oranında sorumludur. Dış ilişki (zarar görene karşı) ile iç ilişki (donatanlar arası rücu) birbirinden ayrıdır: dışarıda teselsül, içeride kusur oranı. B, m.1289'un eşya rejimini (müteselsil değil) bedensel zarara taşır. C, sorumluluğu tek donatana indirger. D, kişi zararında sorumluluğu tümden kaldırır. E, dış ilişkiyi doğru verir ama iç ilişkide kusur oranı esasını yok sayar.
Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-1290 — erişim: 20.07.2026