6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Madde 1329 — II- Yabancılık unsuru taşımayan hâller

(1) 1328 inci madde, 27/11/2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında yabancılık unsuru taşımayan hâllerde de uygulanır.

Madde gerekçesi

Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.

1976 tarihli Sözleşmenin 15 inci maddesinin birinci paragrafının birinci cümlesi hükmüne göre, Sözleşmenin uygulanması için şu şartların oluşması gerekli ve yeterlidir: (1) 1 inci maddede sayılan bir kişinin, (2) 1976 tarihli Sözleşmeye taraf olan bir devlet mahkemesine, (3) sorumluluğunu sınırlamak veya mahcuz malı kurtarmak veya bir teminatı geri almak için müracaat etmesi. Madde ayrıca bir “yabancılık unsuru” şartı aramamıştır. Dolayısıyla Sözleşmenin uygulanması için, 2675 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında “yabancılık unsuru” gerekmemektedir. 1976 tarihli Sözleşmenin 1 inci maddesinin kapsamına giren bir Türk vatandaşı, Türkiye’de meydana gelen bir deniz kazasından doğan, tümü Türk vatandaşlarına ait taleplere karşı, bir Türk mahkemesi nezdinde sorumluluğunu sınırlamak istediğinde dahi, 1976 tarihli Sözleşme doğrudan uygulanır.

Ancak, 1976 tarihli Sözleşmenin 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasında âkid devletlere, “yabancılık unsuru taşımayan uyuşmazlıklar bakımından, 1976 tarihli Sözleşmeden farklı bir düzenleme kabul etme hakkı” tanınmıştır. (Hükmün tercümesi bu açıdan asıl metni tam karşılamamaktadır; asıl metne göre tercümenin şöyle olması gerekir: “Sözleşmeye taraf olan bir devlet, milli mevzuatına koyacağı sarih hükümlerle, diğer taraf devletlerin vatandaşları olan şahısların hiçbir surette menfaattar bulunmadıkları olaylardan doğan alacaklara uygulanacak sorumluluğu sınırlama rejimini tespit edebilir”.) Dolayısıyla 1976 tarihli Sözleşme uyarınca aslolan, Sözleşmenin her türlü uyuşmazlıkta uygulanmasıdır; ancak âkid devletler, milli hukuklarında yapacakları düzenleme ile, yabancılık unsuru taşımayan (tümüyle milli) nitelikteki uyuşmazlıkları 1976 tarihli Sözleşmenin kapsamından çıkartma hakkını haizdir. CMI Raporuna göre (s. 491, 601) bu haktan hiçbir ülke yararlanmamıştır. Türkiye bakımından, bu genel anlayıştan ayrılmayı gerektirecek herhangi bir sebep görülmediğinden, aynı çözümün kabulü gerekmiştir. Dolayısıyla, birinci fıkrada yer verilen kural uyarınca, 1976 tarihli Sözleşme, 2675 sayılı Kanunun 1 inci maddesi anlamında yabancılık unsuru aranmaksızın, doğrudan Resmi Gazetede yayımlanan metinlere göre uygulanacaktır.

Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu

Eski TTK (6762) karşılığı

m.None yeni hukum — Sorumluluğun sınırlanması/petrol kirliliği — büyük ölçüde yeni (uluslararası konvansiyon)

Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.

İlişkili kararlar

Bu maddeye bağlı onaylı karar henüz yok. Yeni kayıtlar aylık bültenle duyurulacak → bülten.

Güncel gelişmeler

Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.

Kendinizi test edin

Kapsam · Deniz alacaklarından doğan sorumluluğun sınırlanması

Deniz alacaklarından doğan sorumluluğun sınırlanması bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Deniz alacaklarından doğan sorumluluk hiçbir hâlde sınırlanamaz; donatan ve gemi işletme müteahhidi zararın tamamından sorumlu olur.
  2. Sorumluluğun sınırlanması yalnızca yabancılık unsuru taşıyan hâllerde mümkündür; tamamen iç hukuka ilişkin uyuşmazlıklarda sınırlama yapılamaz.
  3. Sınırlama rejimi yalnızca TTK hükümlerine ve millî mevzuata göre uygulanır; milletlerarası sözleşmeler bu konuda dikkate alınmaz.
  4. Deniz alacaklarından doğan sorumluluk, 1976 tarihli Londra Sözleşmesi ve onu değiştiren 1996 Protokolü uyarınca sınırlanabilir; bu hükümler yabancılık unsuru taşımayan hâllerde de uygulanır.
  5. Sözleşmede yapılan değişiklikler, Türkiye Cumhuriyeti bakımından yürürlüğe girmeden önce de doğrudan uygulanır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: D

TTK m.1328 uyarınca deniz alacaklarından doğan sorumluluk; 19/11/1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşme (LLMC), bu Sözleşmeyi değiştiren 2/5/1996 tarihli Protokol veya bunların yerine geçmek üzere Türkiye Cumhuriyeti tarafından kabul edilen milletlerarası sözleşmelere göre sınırlanabilir; bu metinlerde yapılan değişiklikler ancak Türkiye Cumhuriyeti bakımından yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren uygulanır. m.1329 uyarınca m.1328 hükmü, yabancılık unsuru taşımayan hâllerde de uygulanır — yani tamamen Türk taraflar arasındaki bir deniz kazasında da sınırlama rejimi işler. Sistem iki katmanlıdır: esas sınırlar milletlerarası sözleşmeden gelir, TTK m.1328-1349 ise Sözleşmenin millî hukuka bıraktığı veya düzenlemediği hususlarda tamamlayıcı hükümler getirir. A, sınırlama imkânını tümden reddeder. B, m.1329'u tersine çevirir. C, rejimin milletlerarası sözleşme kaynaklı olduğunu yok sayar. E, değişikliklerin ancak yürürlüğe girdikten sonra uygulanacağı kuralına aykırıdır.

Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-1329 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.