Madde 1448 — d) Zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü
(1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortacının bu konudaki talimatlarına olabildiğince uymak zorundadır. Birden çok sigortacının varlığı ve bunların birbirlerine aykırı talimatlar vermeleri hâlinde, sigorta ettiren, bu talimatlardan zararın azaltılması ve rücu haklarının korunması bakımından en uygun olanını dikkate alır.
(2) Bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır.
(3) Sigortacı sigorta ettirenin birinci fıkra gereğince yaptığı makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, sigorta tazminatından veya bedelinden ayrı olarak tazmin etmekle yükümlüdür. Eksik sigortanın yapıldığı hâllerde 1462 nci madde hükmü kıyas yoluyla uygulanır.
(4) Sigortacı, sigorta ettirenin istemi üzerine giderlerin karşılanması amacıyla gerekli tutarı avans olarak ödemek zorundadır.
Madde gerekçesi
Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.
6762 sayılı Kanunun koruma tedbirlerini düzenleyen 1293 üncü maddesi temelde korunmuş ancak, uygulamada karşılaşılan sorunları giderebilmek amacıyla biraz daha genişletilmiştir. Öncelikle, yükümlülük sadece rizikonun gerçekleştiği dönemde değil, gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu dönem için de öngörülmüştür. Zira, bu maddenin amacı, zararın artması yanında zararın oluşmasına da engel olmaktır. Kişi kendisini tehlikelerden korumak için sigortaya başvurur. Yoksa tehlike istenilen bir durum değildir. Bu nedenle, sigorta ettiren, sigortasını yaptırmış olsa bile ihmalkar davranmamalı, rizikonun doğmaması veya doğmuşsa da zararın artmasını önleyici her türlü tedbiri almalıdır. Diğer taraftan, prim hesabı gerçekleşen olaylara göre, diğer bir ifade ile “hasar/prim” oranına göre belirlendiğinden, sigortacı bir dönem içinde ne kadar az tazminat ödemişse bir sonraki dönem için sigorta ettirenlerin ödeyeceği prim de o oranda daha az olacaktır.
Maddeden beklenen amacın tam gerçekleşebilmesi amacıyla sigorta ettirene, olabildiğince sigortacı tarafından verilen talimata uyma zorunluluğu getirilmiştir. Ancak, sigorta ettiren tarafında alınacak önlemler veya uyulacak talimatlar imkân dahilinde ve makul olanlardır. Yoksa hiçbir kimseden, kendisini zora ya da hayatını tehlikeye atacak bir önlem alması beklenemez.
Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
Eski TTK (6762) karşılığı
m.1293 kismen — Sigorta genel ↔ Umumi + Mal umumi hükümler
Sigorta ettiren kimse zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarıyacak tedbirleri almakla mükelleftir. Alınan tedbirlerden doğan masraflar bu tedbirler faydasız kalmış olsa bile sigortacı tarafından ödenmek lazımdır; şu kadar ki; sigorta, menfaat değerinin tamamına taallük etmiyorsa vakı masraflar ancak sigorta bedelinin menfaat değerinin tamamına olan nispetine göre ödenir. 1292 nci maddenin son fıkrası hükmü burada da tatbik olunur.
Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.
İlişkili kararlar
Bu maddeye bağlı onaylı karar henüz yok. Yeni kayıtlar aylık bültenle duyurulacak → bülten.
Güncel gelişmeler
Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.
Kendinizi test edin
TTK m.1426/f.2 ve m.1448/f.3, 1462. maddeye atıfla eksik sigorta orantı kuralının kıyas yoluyla uygulanacağını öngörmektedir. Bu düzenlemelerde ortak olan husus aşağıdakilerden hangisidir?
- Her iki madde de eksik sigortanın tanımını yapmakta ve orantı kuralının emredici niteliğini vurgulamaktadır.
- Her iki madde de sigorta değerinin nasıl belirleneceğini düzenlemekte; eksik sigorta bu belirlemeye bağlı olmaktadır.
- Her iki madde de sigortacının üstlendiği masraf veya gider yükümlülüklerini düzenlemekte; eksik sigortada bu yükümler de orantıya tabi tutulmaktadır.
- Her iki madde de tazminat miktarının indirimini düzenlemekte; eksik sigorta kuralı bu indirimin formülünü belirlemektedir.
- Her iki madde de aşkın sigortanın sonuçlarını düzenlemekte; 1462'ye atıf bu durumla sınırlıdır.
Cevabı ve açıklamayı göster
Doğru cevap: C
TTK m.1426/f.2, riziko/tazminat kapsamını belirleme amacıyla yapılan makul giderleri; m.1448/f.3 ise sigorta ettirenin zararı önleme ve azaltma yükümlülüğü kapsamında yaptığı giderleri düzenler. Her iki hâlde de sigortacı bu giderleri ödemekle yükümlüdür; ancak eksik sigorta varsa, sigortacının bu giderleri de orantı kuralına göre (TTK m.1462 kıyasen) üstlenmesi beklenmektedir. Ortak payda: sigortacının gider/masraf yükümlülüğü ile bunun eksik sigortada orantıya tabi kılınmasıdır.
Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-1448 — erişim: 20.07.2026