6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Madde 903 — B) Bilinen zarar yeri

(1) Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, taşıyıcının sorumluluğu, bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir. Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa aittir.

Madde gerekçesi

25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.’nın 452a paragrafından alınmıştır. 902 nci maddedeki genel kurala, zarar yerinin belli olduğu haller için bu maddede bir istisna getirilmektedir. Eşyadaki zararın veya gecikmeyi doğuran olayın belli bir taşıma kısmında meydana geldiği tespit edilebiliyorsa (örneğin konteyner gemideyken devrilmiş ve eşya zarar görmüştür veya konteyner kamyon ile taşınırken yanmıştır), 902 nci maddedeki genel atıf uygulanmayacaktır. Bu hallerde, bir faraziye tesis edilmektedir: Taşıyıcı ile gönderen, zararın veya gecikmenin meydana geldiği taşıma kısmı için tek bir sözleşme yapmış olsalardı o sözleşme hangi hükümlere tâbi tutulacak idiyse, o hükümler burada da taşıyıcının sorumluluğuna uygulanacaktır. Dolayısıyla, zarar veya gecikmenin belli bir taşıma kısmında meydana geldiği ispat edilebiliyorsa, o taşıma kısmının hukuksal rejimi, değişik tür araçlar ile taşımayı taahhüt etmiş olan taşıyıcının sorumluluğunu belirleyecektir. Maddenin ikinci cümlesi ispat yüküne ilişkin kuralı, Türk Medeni Kanununun genel hükümlerine paralel biçimde belirlemektedir; zararın veya gecikmenin belli bir taşıma kısmında meydana geldiğini iddia eden taraf, bu iddiasını ispat etmekle yükümlü tutulmuştur.

Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu

Eski TTK (6762) karşılığı

m.None yeni hukum — Değişik tür araçlar ile taşıma (multimodal) — yeni ihdas

Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.

İlişkili kararlar

Bu maddeye bağlı onaylı karar henüz yok. Yeni kayıtlar aylık bültenle duyurulacak → bülten.

Güncel gelişmeler

Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.

Kendinizi test edin

Uygulama · Zarar yeri belli ise uygulanacak rejim (ağ sistemi)

Değişik tür araçlarla yapılan bir taşımada, zıyaa yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiği bellidir. Taşıyıcının sorumluluğu ve ispat yükü bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Sorumluluk her hâlde Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine göre belirlenir; zarar yerinin belli olması sonucu değiştirmez.
  2. Zarar yerinin hangi kısımda olduğunu ispat yükü, her hâlde taşıyıcıya aittir.
  3. Zarar yerinin belli olduğu kısım için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre sorumluluk belirlenir; olayın hangi kısımda meydana geldiğine ilişkin ispat yükü bunu iddia eden tarafa aittir.
  4. Zarar yeri belli olsa da taraflar sorumluluk rejimini serbestçe seçer.
  5. Zarar yeri belli ise sorumluluk yalnızca son taşıma kısmının hükümlerine tabidir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: C

TTK m.903'e göre zıyaa, hasara veya gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, taşıyıcının sorumluluğu, o kısım için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir (ağ sistemi); olayın hangi kısımda meydana geldiğine ilişkin ispat yükü bunu iddia eden tarafa aittir. Doğru cevap C'dir. A, ağ sistemini yok sayar. B, ispat yükünü yanlış biçimde taşıyıcıya yükler. D, sözleşme serbestisi uydurur. E, rejimi hatalı biçimde son kısma bağlar.

Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-903 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.